"Yeterince İlginç Değilim" Sosyal Bir Tuzaktır.

İyi bir sohbete katkıda bulunmak için yeterince ilginç olmadığından endişelenen bir kişi

Uzun süre bir yalana inandım. Eğer çekingen ya da içe dönükseniz, belki siz de buna inanmışsınızdır.

Şöyle der:

Zeki, komik ya da etkileyici bir şey söylemezsem insanlar sıkıcı olduğumu düşünecek. Performans göstermem gerekiyor.

Geçen ay, kendini içe dönük olarak tanımlayan bir arkadaşımın bir partiye girip bir yabancıyla sohbet başlattığını ve üç yeni Instagram takipçisiyle ayrıldığını izledim. Sırrını sorduğumda omuz silkti:

"İlginç olmaya çalışmayı bıraktım. Sadece merak ettim."

Sosyal Performansın Kaygı Tuzağı

"Performans göster ya da yok ol" zihniyeti bir aldatmaca.

Çünkü bir sonraki cümlenizi prova etmekle ya da son söylediğinizi yargılamakla meşgulken aslında orada değilsiniz. Her sessizliğin aleyhinizde delil sayıldığı zihinsel bir mahkeme salonuna sıkışıp kalırsınız.

Ama gerçek şu: Kimse "performansınızı" sizin kadar fark etmiyor.

Üzerinde kıvrandığınız o garip sessizlik mi? Karsinizdaki kişi muhtemelen nefes alma payı bulduğu için rahatlamıştır.

Tutmayan şaka mı? Çoktan unutmuştur.

Sessiz olmanız mı? Sıkıcı değil, düşünceli olduğunuzu varsayabilir.

Bu sırada, "sosyalleşmede iyi olma" baskısı etkileşimleri yüksek riskli sınavlara çevirir. Sinavlar da yorucudur.

"Burada Ne Öğrenebilirim?" Sorusunun Buyusu

Merak, performans kaygısının panzehiridir.

Bir başkası hakkında bir şeyler öğrenmeye, onun tuhaflıklarına, tutkularına, sinir olduğu şeylere odaklandığınızda, kendi "sosyal metriklerinizi" izlemeyi bırakırsınız. Spot ışığı yerine bir el feneri alır, onu içe değil dışarı doğru tutarsınız.

Kişisel bir anım var.

Düzenli olarak bir sandviççiye gider ve sahibi Sandra'ya selam verirdim. Bir gün, otomatik olarak havadan sudan konuşmak yerine ona "Dışarıdaki tabelanın renginin artık farklı olduğunu fark ettim" dedim.

Bir şey başka bir şeye yol açtı ve bana, bir işletme sahibi olarak:

Bu derindi. Hepsi boya rengindeki değişiklik hakkında sormakla başlamıştı.

Merak işe yarar çünkü:

İki Yolu da Denedim

Yıllar boyunca sosyalleşmeyi bir iş görüşmesi gibi ele aldım. Konuşma maddeleri hazırlar, sohbetler planın dışına çıkarsa panikler ve etkinliklerden bir sınavda başarısız olmuşum gibi ayrilirdim.

Sonra arkadaşımın merak numarasını öğrendim.

Bir networking etkinliğinde bir CEO'ya, "Şu anda çözmeye takıntılı olduğunuz sorun nedir?" diye sordu. Adam sürdürülebilir ambalaj hakkında 10 dakika boyunca durmadan konuştu. Arkadaşım takip soruları sordu. Ayrılırken adam ona "harika bir sohbet arkadaşı" dedi. Arkadaşım belki 20 kelime söylemişti.

Meğer "ilginç olmak" abartılıyormuş. İlgilenmek gizli koddur.

Merak Nasıl Pratik Edilir (Fazla Düşünmeden)

Merakı 3 adımda pratik edebilirsiniz:

  1. Etkinliklerden önce 3 "dedektif sorusu" hazırlayın:
    • Bunu yapmanıza ne ilham verdi?
    • Bununla ilgili deneyiminiz nasıldı?
    • Tekrar yapar mıydınız?
  2. 70/30 oyununu oynayın: Zamanın %70'inde dinlemeyi, %30'unda konuşmayı hedefleyin. Çekingenseniz, bu oran içinizdeki eleştirmeni sustursun; zaten daha az konuşmanız gerekiyor.
  3. "Tuhaf" olanı kucaklayın: Aklınız boşalırsa, "Dur, sana şunu hiç sormadığımı fark ettim..." deyin ve bir soruya geçin. Kırılganlık sizi insanileştirir.

Son Söz

Sosyalleşmek bir yetenek şovu değil. Bir keşif oyunudur.

Amacınız etkilemek değil. Keşfetmek.

Birinin en tuhaf seyahat hikayesi.

Kişnişten nefret etmesinin nedeni.

Özlediği çocukluk hobisi.

Bu küçük keşifler birikerek bağa dönüşür.

Performans göstermenize gerek yok. Sadece fark etmeniz gerekiyor.

Bazen yine de garip hissedecek misiniz? Elbette. Ama gariplik geçer.

Hiç denememenin pişmanlığı mı? O kalır.

Bir dahaki sefere kafanızın içinde sıkışıp kaldığınızda kendinize şunu sorun: "Burada ne öğrenebilirim?"

Sadece işe yaramaz. Performans göstermekten çok daha eğlencelidir.

- Albert

Daha fazla oku